Ne zamandir merak edip duruyordum. Hem beyazlatilmis, hem de zenginlestirilmis un neden islenmemisinden hem de zenginlestirilmemisinden daha ucuz? Kucuk bir arastirma sonucu ogrendiklerim beni dehsete dusurdu diyebilirim. Sizinle de paylasmak istiyorum bu bilgileri.
Birinci Dunya Savasi sirasinda unun raf omrunu uzatmak ve kimyasal kokusuyla fareleri uzak tutmak amaciyla beyazlatirlarmis unu. Simdilerde ise musterilere 'beyaz un' satmak icin.. Yani musteriler beyaz unu daha cazip gordukleri icin. Benzoil peroksit gibi maddelerle beyazlatinca besin degerinde de ciddi bir azalma oldugundan, icine besinleri suni olarak ekliyorlar ve "zenginlestirilmis" diye satiyorlarmis.
Yeni ogutulmus bir unun sari rengini kaybedip beyazlamasi 7-8 ayi buluyormus. Un firmalari da buyuk miktarda unu bu kadar sure bekletmenin cok pahali oldugunu one surerek bu beyazlatma isini kimyevi maddeler kullanarak gerceklestiriyorlarmis.
Unu beyazlatmada su maddeler kullabilabiliyor:
Organik peroksitler, benzol peroksit(bunun kanserojen oldugu biliniyor ancak Turkiye'de bazi un firmalari tarafindan kullaniormus)
Kalsiyum peroksit
Nitrojen dioksit
Klorin
Klorin dioksit-diyabete neden oldugu bulunmus
Azodikarbinamit
Ve atmosferdeki oksijen-bu da dogal beyazlatma
Avrupa Birliginde klorin, bromate ve peroksitlerin kullanilmasi yasaklanmis. Ama insan hayatinin cok ucuz oldugu ulkelerde hala serbest malesef...
Uzak durulacaklar listesine yeni birsey daha eklendi boylelikle.
uzak durulacaklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uzak durulacaklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Kasım 2008 Çarşamba
11 Eylül 2008 Perşembe
Plastik biberonlar zararli mi?
Minicik bir yavru, dogar dogmaz kucaginiza veriliyor. Cok aciz, annesine muhtac.. Allah'in mucizesi, anne sutuyle besleniyor. Bir sut onu nasil da besliyor, buyutuyor. Emzirmek hem anneye, hem cocuga faydali. Sonra zamanla ek gidalar almaya basliyor. Anne birazcik kiskaniyor bu arada, kuzusu artik sadece annesine muhtac degil ya! Biraz da tedirgin: "Acaba dogru mu besliyorum yavrumu, acaba saglikli malzemeler mi kullaniyorum". Bu zamana kadar %100 dogal beslenen bebek zamanla gercek dunyadan nasibini almaya basliyor.
Zaman zaman biberonu hepimiz kullanmisizdir bebeklerimize. Kimimizin bebegi hic anne sutu almamistir, kimimiz sadece su veya sut vermek icin kullanmisizdir biberonu. "Yeter ki sut icsin, biberonla da olsa" demisizdir.
2003 yilinda yapilan bir bilimsel calismada bakin ne cikiyor ortaya:
Plastik biberonda ve bircok plastik gida ambalajinda kullanilan bir madde, farelerde genetik hasara neden oluyor. Maddenin adi bisphenol A, BPA. Disi farelerde yumurta hucrelerinde gorunen genetik hasar dusuge, dogustan ozure, zihinsel hastaliklara neden olabiliyor.
Case Western Reserve University School of Medicine'de genetik anormallikler konusunda uzman olan Patricia A. Hunt, calismalarin hayvanlar uzerinde yapildigini, ancak insanlarda da benzer hasarlara neden olabilecegini tahmin ettiklerini soyluyor.
Makale ile ilgili haberi buradan okuyabilirsiniz.
Sanirim plastik konusunda ekstra hassas olmamiz gerekiyor. Mumkun oldukca cam kullanalim. Allah korusun, ben zararlarini okuyunca cok urktum.
Zaman zaman biberonu hepimiz kullanmisizdir bebeklerimize. Kimimizin bebegi hic anne sutu almamistir, kimimiz sadece su veya sut vermek icin kullanmisizdir biberonu. "Yeter ki sut icsin, biberonla da olsa" demisizdir.
2003 yilinda yapilan bir bilimsel calismada bakin ne cikiyor ortaya:
Plastik biberonda ve bircok plastik gida ambalajinda kullanilan bir madde, farelerde genetik hasara neden oluyor. Maddenin adi bisphenol A, BPA. Disi farelerde yumurta hucrelerinde gorunen genetik hasar dusuge, dogustan ozure, zihinsel hastaliklara neden olabiliyor.
Case Western Reserve University School of Medicine'de genetik anormallikler konusunda uzman olan Patricia A. Hunt, calismalarin hayvanlar uzerinde yapildigini, ancak insanlarda da benzer hasarlara neden olabilecegini tahmin ettiklerini soyluyor.
Makale ile ilgili haberi buradan okuyabilirsiniz.
Sanirim plastik konusunda ekstra hassas olmamiz gerekiyor. Mumkun oldukca cam kullanalim. Allah korusun, ben zararlarini okuyunca cok urktum.
30 Ağustos 2008 Cumartesi
Kavun "Ben hormonluyum" demis!
Bugun okudugum bu haberden sonra artik meyve-sebze alirken daha dikkatli olmaya karar verdim.
Sonra aklima takildi, hormonlu yiyeceklerin bize ne gibi zararlari olabilir? Bu konuyu "google"layinca, dehset hayat hikayeleriyle karsilastim. Sevgili anneler, cok dikkatli olalim. Bilincsiz ureticilerin kullandigi hormonlarin, insan hayatinda cok ciddi etkileri olabiliyor.
Sizinle buldugum bir yaziyi paylasmak istiyorum:
Hormonlu gıdaları nasıl anlarız? Hormonlu meyve ve sebzelerin (domates, çilek vb.) zararları nelerdir?
Günümüzde ne yazık ki tükettiğimiz gıdaların çoğunun üretiminde sağlığımız için zararlı kimyasallar kullanılıyor. Oysa hormonlu gıdaları ayırt etmek elimizde. İşte sebze ve meyve seçiminde dikkat edilmesi gerekenler:
Bitkilerde büyüme ve gelişmeyi düzenleyici olarak kullanılan, düşük yoğunluklarda dahi etkili olabilen ve bitkilerde sentezlenerek taşınabilen organik maddeler” olarak tanımlanan hormonlar, insan nüfusunun hızla arttığı günümüzde, tarım ürünlerinin verimliliğini artırma amacıyla ne yazık ki bilinçsizce kullanılıyor. Türkiye’de özellikle domates, patlıcan, patates, kabak, salatalık, üzüm, elma, çilek, kavun, buğday, arpa, yulaf, çavdar ve çeltikte hormona sıkça rastlamak mümkün.
Hormonlu gıdaların zararları
Sıklıkla tüketilen hormonlu gıdalar, vücuttaki hormon dengesinin ve bağışıklık sisteminin bozulmasına, şişmeye, yağlanmaya ve hücreleri zayıflatarak kanser yatkınlığını artırmaya neden olur. Hormonlu gıdaları nasıl anlarız? Hormon takviyesi özellikle zamansız yetiştirilen ürünlerde çok fazla uygulanıyor. Bu nedenle, artık her mevsim her şeyi bulabiliyor olsak da, meyve ve sebzeleri normal zamanlarında tüketmeye çalışmalıyız. Bazı sebzelerin tüketilmemesi gereken zaman aralıklarına gelince:
Domates: 15 Ekim - 10 Kasım / 10 Nisan – 5 Mayıs
Patlıcan: 15 Kasım – 15 Mayıs
Kabak: 1 Kasım – 15 Mayıs
Ayrıca meyve ve sebzeler bazı alışılmayan özellikleriyle de size hormon kullanılıp kullanılmadığını belli ederler.Bunlara dikkat edin:
Domates çekirdeksiz, içi çok sulu ve boş
Kabağın şekli bozuk ve çekirdeksiz
Patlıcanın içi süngerimsi ve çekirdeksiz
Biber aşırı büyük ve etli, çekirdek evi boş, etli kısmı sert
Patates şekilsiz ve yumruları yapışık, içi kara,
Karpuzun çekirdek yerleri boş, ise bu ürünler hormonlu demektir.
Hormonlu gıda obez yapıyor
Özellikle gelişim çağındaki çocuklar hormonlu gıda terörünün tehdidi altında. Dr. Duygu Bilgin, metabolizma değişikliği yaratan hormonlu gıdaların yarattığı gelişim bozukluklarının başında obezitenin geldiğine dikkat çekerek, reçeteyi yazıyor: Sebze, meyve ve balıkları mevsiminde tüketin, ekolojik ürünleri tercih edin.
Modern toplumlarda insanlar doğal gıdaların tadını ve kokusunu unuttu neredeyse. Artık çoğumuz hangi sebze ve meyvenin hangi mevsimde yetiştiğini bilmiyoruz bile. Çünkü marketlerin raflarında artık her mevsimde her türlü gıdayı bulmak mümkün. Ancak çoğu hormonlu olan bu gıdalar aslında insanlığı ciddi bir biçimde tehdit ediyor. Anne sütünün yapısına bile zarar veren hormonlu gıdalar, kanserden obeziteye her türlü hastalığa zemin hazırlayabiliyor. Baykent Cerrahi ve Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Duygu Bilgin de özellikle çocukların hormonlu gıdalardan uzak tutulması gerektiğinin altını çiziyor. Bilgin, hormonlu gıdalarla beslenen çocukları ilerleyen yıllarda bekleyen hastalıklarla ilgili bilgi verdi:
Hormonlu gıdalar hangi sağlık sorunlarına yol açar?
Uykusuzluk, yorgunluk, baş ağrısı, egzama, hafıza kaybı ve konsantrasyon eksikliği, depresyon, bağışıklık sisteminde zayıflık, otoimnun hastalıklar, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, safra taşları ile kanser.
Anne sütü de etkilenir mi?
Türkiye'de zirai mücadelede bin 250 çeşit ilaç kullanılmaktadır. Çukurova gibi yoğun tarım ilacı kullanılan bölgelerde, anne sütünde dikkat çekici oranlarda ilaç kalıntısı tespit edildi. Bu gerçekler doğrultusunda özellikle bebekler ve çocuklarımızın sağlığının ciddi tehlike altında olduğunu özellikle belirtmeliyim. Hormonlu gıdalar, bilinçsiz ve dikkatsizce tarım ilacı kullanımı, katkı maddeli gıdalar insan sağlığını ciddi olarak tehdit ediyor.
Bu gıdalardan kaçış mümkün mü?
Günümüzde tüketilen besin maddeleri, vücutta oluşturdukları metobalizma değişikliği ile birçok hastalığa neden oluyor. Bugün dünya nüfusu 6 milyarı aşıyor. Bizleri bu tehlikelerden kurtaracak olan besinler ekolojik ürünlerdir. Bir ürünün ekolojik olarak adlandırılabilmesi için bağımsız bir kontrol kuruluşu tarafından sertifikalandırılmış olması gerekiyor. Bunu, alışveriş yaparken ürünün üzerindeki etiketten teşhis edebilirsiniz. Denetim firmasının, organik ürün satan şirkete verdiği sertifikanın bir kopyasının, satış noktasında görülür bir şekilde asılması şarttır. Etiket üzerinde Tarım Bakanlığı'nın organik tarım logosu yer almalıdır. Ekolojik ürünler, diğer ürünlerden ayrı reyon ve bölümlerde satışa sunulur. Yine de ürünün kapalı ambalajlarda olmasına dikkat edin.
Aşırı kilo almaya neden olur mu?
Hormonlu gıdalar, sürekli tüketilirse vücut mekanizması bozulabilmekte ve bir çok hastalık ortaya çıkabilmektedir. Bağışıklık sisteminin bozulması demek ise başta kilo ve kanser gibi hastalıkların görülmesine sebep olur. Hormonlar, bütün sistemlerimizi çalıştıran maddelerdir. Boyumuz kilomuz gibi dış görünüşümüzde, ruhsal dengemizde ve fiziksel aktivitelerimizde organlarımızın çalışmasında rol oynarlar. Sağlıklı bir insanda doğumdan itibaren yaşamının her alanında gerekli bütün hormonlar vücudun gelişmesini ve tüm fonksiyonların normal çalışmasını sağlamaktadır. Ancak normal çalışan bu sisteme beslenme alışkanlığı başta olmak üzere dışarıdan gelecek etmenlerle müdahale yapılırsa sistemde bozulmalar olacaktır. Yoksa hormon yapısı bozulan çocuklarda gelişim bozulukları görülmektedir. Bunların başında da şu an büyük tehlike çanları çalan obezite gelmektedir.
Çocukları okulda nasıl koruruz?
Okula giderken yanlarına verilecek beslenme çantaları bir ölçüde kontrolü sağlayacak ve güvenilir olacaktır. Beslenme çantasındaki gıdaların mümkün olduğunca katkı maddesiz ve doğal olması gerekir. Marketten hazır alınan bir kek yerine evde pişirilmiş bir dilim kek çok daha değerlidir. Hazır meyve suyu yerine süt tercih edilmelidir. Yine meyve suyu yerine mevsimine uygun olmak kaydıyla meyvenin kendisi tüketilmelidir. Bu konuda ailelerin imdadına muz yetişiyor. Her mevsim güvenle tüketilebilecek ve çocukların hayır diyemediği bir gıdadır.
Kantinlerde nasıl önlem almalı?
Burada okullara ve kantin idarecilerine toplumsal bir görev düşmektedir. Okul yönetimi ve kantin idarecileri arasında sağlıklı ve bilinçli bir iletişim kurulur, çocukların tükettiği gıdalarda da dikkatli bir seçim yapılırsa en önemli adım atılmış olur. Su, süt, doğal meyve suyu, ayran gibi sağlıklı içecekler ile sandviçler ve tost şeklinde sertifikalı ürünler olursa sorun yaşanmaz.
Hormonlu gıdalar kanseri tetikliyor
Hormonlu gıdaların çocukluktan itibaren yenmesinin ergenlik döneminde kanseri tetiklediğini dile getiren Topuz, eğer sağlığınızı düşünüyorsanız beslenmenize dikkat edin uyarısında bulundu.Kanser dalga dalga geliyor. Türkiye'de ölüm sebeplerinin 2. sırasında yer alan kanser herkesi tehdit ediyor...Göz göre göre kanser olmamak için ise; daha anne karnında kanserle mücadelenin başlaması gerekiyor...İ.Ü Onkoloji Enstitüsü Direktörü Erkan Topuz, "Çocuklarımız fastfood türü yiyecekleri haftada 3 kez yedikleri takdirde beyin tümörlerinde, lenfomalarda ve lösemilerde 3 kat artış gözükecektir" uyarısında bulundu."Lahana, marul gibi yiyeceklerin ilk dört kabuğunu çöpe atın. Çünkü istediğiniz kadar yıkayın bunların üzerindeki kansorejen maddeleri temizleyemezsiniz" diyen Prof. Dr. Erkan Topuz, özellikle beslenme konusunda vatandaşların dikkatli olması gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr Erkan Topuz; "Hormonlu gıdaların çocuklara yedirilmemesi gerektiğini aksi takdir \de kanserlerin görülme oranının artacağını" söyledi.Prof. Dr. Erkan Topuz; "peçete, tuvalet kağıdı, defter gibi beyazlatılmış ürünlerden de hem kesinlikle uzak durun" dedi.
Sonra aklima takildi, hormonlu yiyeceklerin bize ne gibi zararlari olabilir? Bu konuyu "google"layinca, dehset hayat hikayeleriyle karsilastim. Sevgili anneler, cok dikkatli olalim. Bilincsiz ureticilerin kullandigi hormonlarin, insan hayatinda cok ciddi etkileri olabiliyor.
Sizinle buldugum bir yaziyi paylasmak istiyorum:
Hormonlu gıdaları nasıl anlarız? Hormonlu meyve ve sebzelerin (domates, çilek vb.) zararları nelerdir?
Günümüzde ne yazık ki tükettiğimiz gıdaların çoğunun üretiminde sağlığımız için zararlı kimyasallar kullanılıyor. Oysa hormonlu gıdaları ayırt etmek elimizde. İşte sebze ve meyve seçiminde dikkat edilmesi gerekenler:
Bitkilerde büyüme ve gelişmeyi düzenleyici olarak kullanılan, düşük yoğunluklarda dahi etkili olabilen ve bitkilerde sentezlenerek taşınabilen organik maddeler” olarak tanımlanan hormonlar, insan nüfusunun hızla arttığı günümüzde, tarım ürünlerinin verimliliğini artırma amacıyla ne yazık ki bilinçsizce kullanılıyor. Türkiye’de özellikle domates, patlıcan, patates, kabak, salatalık, üzüm, elma, çilek, kavun, buğday, arpa, yulaf, çavdar ve çeltikte hormona sıkça rastlamak mümkün.
Hormonlu gıdaların zararları
Sıklıkla tüketilen hormonlu gıdalar, vücuttaki hormon dengesinin ve bağışıklık sisteminin bozulmasına, şişmeye, yağlanmaya ve hücreleri zayıflatarak kanser yatkınlığını artırmaya neden olur. Hormonlu gıdaları nasıl anlarız? Hormon takviyesi özellikle zamansız yetiştirilen ürünlerde çok fazla uygulanıyor. Bu nedenle, artık her mevsim her şeyi bulabiliyor olsak da, meyve ve sebzeleri normal zamanlarında tüketmeye çalışmalıyız. Bazı sebzelerin tüketilmemesi gereken zaman aralıklarına gelince:
Domates: 15 Ekim - 10 Kasım / 10 Nisan – 5 Mayıs
Patlıcan: 15 Kasım – 15 Mayıs
Kabak: 1 Kasım – 15 Mayıs
Ayrıca meyve ve sebzeler bazı alışılmayan özellikleriyle de size hormon kullanılıp kullanılmadığını belli ederler.Bunlara dikkat edin:
Domates çekirdeksiz, içi çok sulu ve boş
Kabağın şekli bozuk ve çekirdeksiz
Patlıcanın içi süngerimsi ve çekirdeksiz
Biber aşırı büyük ve etli, çekirdek evi boş, etli kısmı sert
Patates şekilsiz ve yumruları yapışık, içi kara,
Karpuzun çekirdek yerleri boş, ise bu ürünler hormonlu demektir.
Hormonlu gıda obez yapıyor
Özellikle gelişim çağındaki çocuklar hormonlu gıda terörünün tehdidi altında. Dr. Duygu Bilgin, metabolizma değişikliği yaratan hormonlu gıdaların yarattığı gelişim bozukluklarının başında obezitenin geldiğine dikkat çekerek, reçeteyi yazıyor: Sebze, meyve ve balıkları mevsiminde tüketin, ekolojik ürünleri tercih edin.
Modern toplumlarda insanlar doğal gıdaların tadını ve kokusunu unuttu neredeyse. Artık çoğumuz hangi sebze ve meyvenin hangi mevsimde yetiştiğini bilmiyoruz bile. Çünkü marketlerin raflarında artık her mevsimde her türlü gıdayı bulmak mümkün. Ancak çoğu hormonlu olan bu gıdalar aslında insanlığı ciddi bir biçimde tehdit ediyor. Anne sütünün yapısına bile zarar veren hormonlu gıdalar, kanserden obeziteye her türlü hastalığa zemin hazırlayabiliyor. Baykent Cerrahi ve Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Duygu Bilgin de özellikle çocukların hormonlu gıdalardan uzak tutulması gerektiğinin altını çiziyor. Bilgin, hormonlu gıdalarla beslenen çocukları ilerleyen yıllarda bekleyen hastalıklarla ilgili bilgi verdi:
Hormonlu gıdalar hangi sağlık sorunlarına yol açar?
Uykusuzluk, yorgunluk, baş ağrısı, egzama, hafıza kaybı ve konsantrasyon eksikliği, depresyon, bağışıklık sisteminde zayıflık, otoimnun hastalıklar, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, safra taşları ile kanser.
Anne sütü de etkilenir mi?
Türkiye'de zirai mücadelede bin 250 çeşit ilaç kullanılmaktadır. Çukurova gibi yoğun tarım ilacı kullanılan bölgelerde, anne sütünde dikkat çekici oranlarda ilaç kalıntısı tespit edildi. Bu gerçekler doğrultusunda özellikle bebekler ve çocuklarımızın sağlığının ciddi tehlike altında olduğunu özellikle belirtmeliyim. Hormonlu gıdalar, bilinçsiz ve dikkatsizce tarım ilacı kullanımı, katkı maddeli gıdalar insan sağlığını ciddi olarak tehdit ediyor.
Bu gıdalardan kaçış mümkün mü?
Günümüzde tüketilen besin maddeleri, vücutta oluşturdukları metobalizma değişikliği ile birçok hastalığa neden oluyor. Bugün dünya nüfusu 6 milyarı aşıyor. Bizleri bu tehlikelerden kurtaracak olan besinler ekolojik ürünlerdir. Bir ürünün ekolojik olarak adlandırılabilmesi için bağımsız bir kontrol kuruluşu tarafından sertifikalandırılmış olması gerekiyor. Bunu, alışveriş yaparken ürünün üzerindeki etiketten teşhis edebilirsiniz. Denetim firmasının, organik ürün satan şirkete verdiği sertifikanın bir kopyasının, satış noktasında görülür bir şekilde asılması şarttır. Etiket üzerinde Tarım Bakanlığı'nın organik tarım logosu yer almalıdır. Ekolojik ürünler, diğer ürünlerden ayrı reyon ve bölümlerde satışa sunulur. Yine de ürünün kapalı ambalajlarda olmasına dikkat edin.
Aşırı kilo almaya neden olur mu?
Hormonlu gıdalar, sürekli tüketilirse vücut mekanizması bozulabilmekte ve bir çok hastalık ortaya çıkabilmektedir. Bağışıklık sisteminin bozulması demek ise başta kilo ve kanser gibi hastalıkların görülmesine sebep olur. Hormonlar, bütün sistemlerimizi çalıştıran maddelerdir. Boyumuz kilomuz gibi dış görünüşümüzde, ruhsal dengemizde ve fiziksel aktivitelerimizde organlarımızın çalışmasında rol oynarlar. Sağlıklı bir insanda doğumdan itibaren yaşamının her alanında gerekli bütün hormonlar vücudun gelişmesini ve tüm fonksiyonların normal çalışmasını sağlamaktadır. Ancak normal çalışan bu sisteme beslenme alışkanlığı başta olmak üzere dışarıdan gelecek etmenlerle müdahale yapılırsa sistemde bozulmalar olacaktır. Yoksa hormon yapısı bozulan çocuklarda gelişim bozulukları görülmektedir. Bunların başında da şu an büyük tehlike çanları çalan obezite gelmektedir.
Çocukları okulda nasıl koruruz?
Okula giderken yanlarına verilecek beslenme çantaları bir ölçüde kontrolü sağlayacak ve güvenilir olacaktır. Beslenme çantasındaki gıdaların mümkün olduğunca katkı maddesiz ve doğal olması gerekir. Marketten hazır alınan bir kek yerine evde pişirilmiş bir dilim kek çok daha değerlidir. Hazır meyve suyu yerine süt tercih edilmelidir. Yine meyve suyu yerine mevsimine uygun olmak kaydıyla meyvenin kendisi tüketilmelidir. Bu konuda ailelerin imdadına muz yetişiyor. Her mevsim güvenle tüketilebilecek ve çocukların hayır diyemediği bir gıdadır.
Kantinlerde nasıl önlem almalı?
Burada okullara ve kantin idarecilerine toplumsal bir görev düşmektedir. Okul yönetimi ve kantin idarecileri arasında sağlıklı ve bilinçli bir iletişim kurulur, çocukların tükettiği gıdalarda da dikkatli bir seçim yapılırsa en önemli adım atılmış olur. Su, süt, doğal meyve suyu, ayran gibi sağlıklı içecekler ile sandviçler ve tost şeklinde sertifikalı ürünler olursa sorun yaşanmaz.
Hormonlu gıdalar kanseri tetikliyor
Hormonlu gıdaların çocukluktan itibaren yenmesinin ergenlik döneminde kanseri tetiklediğini dile getiren Topuz, eğer sağlığınızı düşünüyorsanız beslenmenize dikkat edin uyarısında bulundu.Kanser dalga dalga geliyor. Türkiye'de ölüm sebeplerinin 2. sırasında yer alan kanser herkesi tehdit ediyor...Göz göre göre kanser olmamak için ise; daha anne karnında kanserle mücadelenin başlaması gerekiyor...İ.Ü Onkoloji Enstitüsü Direktörü Erkan Topuz, "Çocuklarımız fastfood türü yiyecekleri haftada 3 kez yedikleri takdirde beyin tümörlerinde, lenfomalarda ve lösemilerde 3 kat artış gözükecektir" uyarısında bulundu."Lahana, marul gibi yiyeceklerin ilk dört kabuğunu çöpe atın. Çünkü istediğiniz kadar yıkayın bunların üzerindeki kansorejen maddeleri temizleyemezsiniz" diyen Prof. Dr. Erkan Topuz, özellikle beslenme konusunda vatandaşların dikkatli olması gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr Erkan Topuz; "Hormonlu gıdaların çocuklara yedirilmemesi gerektiğini aksi takdir \de kanserlerin görülme oranının artacağını" söyledi.Prof. Dr. Erkan Topuz; "peçete, tuvalet kağıdı, defter gibi beyazlatılmış ürünlerden de hem kesinlikle uzak durun" dedi.
19 Ağustos 2008 Salı
coca colanin faydalari
TUVALETİ TEMİZLEMEK İÇİN: Bir kutu kolayı klozetin
içine dökünüz. Bir saat
kadar bekleyiniz ve sifonu çekiniz. Koladaki sitrik asit hela
başındaki lekeleri yok edecektir.
KROM TAMPONLARDAKI PAS LEKELERINI YOK
ETMEK İÇİN : Arabanın tamponunu
Coca Cola''ya batırılmış bir sigara paketinin içindeki alüminyum
folyosuyla iyice ovunuz. Tertemiz olacaktır.
AKÜ KUTUP BAŞLARINDA ÇAPAĞI TEMİZLEMEK
İÇİN : Bir kutu kolayı kutup
başlarına dokun ve bütün çapak yok
olsun.
PASLANMIŞ BİR CiVATAYI SÖKMEK İÇİN: Coca-Colaya batırılmış bir bezi
bir kaç dakika paslı cıvatayı
uygulayınız. Bir kaç dakika sonra rahatlıkla dönecek ve
çıkacaktır.
ELBİSENİZDEKİ YAĞ LEKESİNİ ÇIKARMAK İÇİN: Bir kutu kolayı lekeli
giyeceklerin üstüne boşaltın, deterjanı ekleyin ve her zaman
yıkadığınız gibi yıkayın. Coca-cola yağ
lekelerinin yok olmasına yardım edecektir.
Ayrıca araba ön camlarındaki her türlü kuş
pisliği yapışan sinekler veya
ağaçlardan dökülen toz , polen, yapışkan maddelerin
çıkarılması en iyi madde COCA COLA + PEPSI ''dir.
içine dökünüz. Bir saat
kadar bekleyiniz ve sifonu çekiniz. Koladaki sitrik asit hela
başındaki lekeleri yok edecektir.
KROM TAMPONLARDAKI PAS LEKELERINI YOK
ETMEK İÇİN : Arabanın tamponunu
Coca Cola''ya batırılmış bir sigara paketinin içindeki alüminyum
folyosuyla iyice ovunuz. Tertemiz olacaktır.
AKÜ KUTUP BAŞLARINDA ÇAPAĞI TEMİZLEMEK
İÇİN : Bir kutu kolayı kutup
başlarına dokun ve bütün çapak yok
olsun.
PASLANMIŞ BİR CiVATAYI SÖKMEK İÇİN: Coca-Colaya batırılmış bir bezi
bir kaç dakika paslı cıvatayı
uygulayınız. Bir kaç dakika sonra rahatlıkla dönecek ve
çıkacaktır.
ELBİSENİZDEKİ YAĞ LEKESİNİ ÇIKARMAK İÇİN: Bir kutu kolayı lekeli
giyeceklerin üstüne boşaltın, deterjanı ekleyin ve her zaman
yıkadığınız gibi yıkayın. Coca-cola yağ
lekelerinin yok olmasına yardım edecektir.
Ayrıca araba ön camlarındaki her türlü kuş
pisliği yapışan sinekler veya
ağaçlardan dökülen toz , polen, yapışkan maddelerin
çıkarılması en iyi madde COCA COLA + PEPSI ''dir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)