organik temizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
organik temizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Nisan 2009 Pazartesi

Sıvı Sabun

Annemin deyimiyle “kapalı ekonomiye geçtiğimin” göstergesi.. Ancak dışarıda satılan sıvı sabunların ne kadar zararlı olduğunu okuyunca ve evde yapmanın bu kadar kolay olduğunu bilince dışarıdan bir daha niye alayım! Ana malzeme sabun. Bir dahaki sefer onu da kendim yapabilirsem tam kapalı ekonomi uygulamış olacağım :)

Malzemeler

1 kalıp sabun (benim tercihim zeytinyağlı sabun oldu. Ama farklı aromalı sabunlar, veya bebe sabunları kullanılabilir)
1 yemek kaşığı bal (evet bal..)
1 çorba kaşığı gliserin (eczanelerde satılıyor)
Su

Sabun, derin bir kaba iyice rendelenir. Bu, erimesi için gerekli. Bir su bardağı, iyice kaynamış su üzerine dökerek iyice karıştırılır.. Daha sonra, ½ bardak, gene çok sıcak su ekleyip karıştırılır. Bal ve gliserini ekleyip karıştırmaya devam edilir. 3 su bardağı gene sıcak su da azar azar dökülerek, karışım kremamsı bir kıvama gelene kadar karıştırmaya devam edilir. Bir huni yardımıyla 1-1,5 litrelik bir şişeye dökerek bekletilir. Arada bir çalkalayarak 1 saat kadar dinlendirilir.

Karışımım, ilk başta bayağı sulu oldu. Şehirlerarası benzincilerin tuvaletlerinde bulunan sulandırılmış adi sıvı sabunlar gibi olacak diye pek korktum ama karışım bekledikçe katılaşıyor :)Sabunumuz artık kullanılmaya hazırdır. Pompalı bir sıvı sabun kabına konarak gönül rahatlığıyla kullanılır. İçinde bal ve gliserin olduğundan elleri yumuşacık yapıyor.

Tarifin orjinali ve buraya alarak direkt kopyacı olmak istemediğim için farklı aroma önerilerine aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz
http://bitkicadisi.blogspot.com/2008/10/sivi-el-ve-banyo-sabunu.html

9 Ekim 2008 Perşembe

Arap Sabunu

Evde deterjan kullanamama rahatsızlığımdan bahsetmiştim. İşte bu problemime bir çözüm olarak annemim yıllar önce uyguladığı temizlik yöntemi çok işime yaradı. bakın arap sabunu hangi işlerimi halletmeme yardımcı oluyor:

1. Fayans aralarının temizlenmesi: Fayans arasındaki derzlerin özerine ince bir tabaka haline sürüp yaklaşık bir saat bekledikten sonra hafifçe fırçaladığınızda derzler bembeyaz, fayanzlarınız pasparlak oluyor. Hem de diğer kireç çözücü temizlik maddelerinin derzlerde oluşturduğu deformasyon da olmuyor. Ben yeni taşındığım evin mutfağındaki fayanslara uyguladım. Yağ tabakasının üzerine iyice yapışmış inşaat kirini çok güzel temizledi.

2. Halı yıkama: Gene mutfaktaki halıda önceden yıkamaya gönderdiğimde de çıkarılamamış olan kalıcı lekeler vardı. Arap sabunuyla yikayıp duruladıktan sonra hem parladı, hem de lekelerden kurtulduk.

3. Leke çıkarma: Özellikle beyaz çamaşırlarda kalan ve sadece makinada yıkama ile çıkmayan lekelerin üzerine biraz arap sabunu sürüp bir saat beklettikten sonra makinaya atarsanız çamaşırlar bembeyaz oluyor.

Şimdiye dek kullandığım alanlar bunlar. Ama bunun dışında koltuk silme, duvar silme gibi temizlik işlerinde de çok işe yarayacağına inanıyorum. Benim için en önemli özelliği ise ellerimden çatlamalara, dolayısıyla da egzamamın yeniden başlamasına neden olmaması. Yani içinde bize ve çevremize zarar veren kimyasal maddelerin bulunmaması.

Herkese bayram sonrasında iyi temizlikler...

16 Eylül 2008 Salı

Temizlerken Kirletmeyelim

Bundan yaklaşık yedi yıl kadar önce antrenin beyaz taşlarını temizlemek üzere çamaşır suyu katılmış bir kova suya batırıp sıktığım toz bezi ile "temizlik yaparken, bu şekildeki son temizliğimi yaptığımız farkında bile değildim. Daha kovadaki suyu bile boşaltmadan ellerimde başlayan acıma hissi, o zamandan bugüne kalan bir hatıra oldu.

Ellerimde o "temizlik"le birlikte başlayan egzama, beni suya karşı bile hassaslaştırdı. Ve sadece su ile bir şeyler yıkamaya başlasam bile, elimin içimdeki bıçakla çizilimiş gibi duran yaralar hemen sızlamaya başlıyordu. Ellerim bazen o kadar geriliyordu ki, oğlumu tutup kucağıma alırken birden bire yarılıp oğlumun üstünün bulaşmasına bile neden olabiliyordu. Domates biber doğrarken hep kaşıntılı bir sızlama eşlik ediyordu yaptığım yemeğe.

Derken artık ellerim "kimyasal madde dedektörü" gibi sinyaller vermeye başladı. Mesela beyaz çamaşırları makinada yıkadıktan sonra asarken, farkettim ki, akabinde ellerim gerilip çatlıyor. O zamandan sonra çamaşırların tam olarak durulanmadığına karar verdim. Ve iki defa durulatattıktan sonra asınca ellerimin sinyal vermemesi beni rahatlattı. Yavrularıma bir tabaka deterjanla kaplı kıyafetler giydiriyor olma korkumdan kurtuldum böylece.

Bunun gibi daha bir çok tecrübem oldu ellerimdeki egzama sayesinde. Ama çocukluk yıllarımdan bir hatıra, hepsinin de özünü içeriyor diyebilirim. Bizim çocukluk dönemimiz, Isparta'nın Uluborlu ilçesinde, sevgili anneanne ve rahmetli dedemizin yanında geçirdiğimiz tadına doyum olmaz günlerin hatıralarıyla süslüdür. Uluborlu'da o zamanlar kanalizasyon sistemi kurulmamıştı ve evlerin atık suları, evin hemen yanında yerin altına kazılmış derince bir kuyuda birikir, dolunca da itfaiye arabalarıyla boşaltılırdı. Bir kuyu ilk yapıldığında, toprağı da suyu emdiği için, yaklaşık 10- 15 senede dolarmış. Ama sonralarında, kullanılan deterjanlar toprağın gözeneklerini tıkadığı için toprak artık ememez hale gelir ve 5-6 yılda doluverirmiş. Hatta süre her defasında daha da kısalırmış.

Dedemin bu anlattıklarını dinleyince, bulaşığımızı, çamaşırımızı "temizlemek" için kullandığımız deterjanların "dünyayı kirleten" unsurlardan ibaret olduğunu farkettim. Eski Roma dönemi anlatılırken evlerindeki atıkları camlardan atan kadınlardan bahsedilir ya, özünde, eski Roma dönemindeki kadınlarla aynı "temizlik" anlayışına itildiğimizi farkettim.

Bu yüzden "organik anneler" olarak kendimizi, evimizi temizlerken, çocuklarımıza bırakacağımız dünyayı kirletmekten kaçınmak gerektiği kanaatindeyim. Bu konuda ben "kimyasal madde dedektörlerim"in öğrettiklerini burada sizinle paylaşacağım. Herkesten de "organik temizlik" konusunda katkıları bekliyorum.